|
Sivas
Valiliğinin Raporu
Sivas Valisi Ahmet KARABİLGİN,
katliamla ilgili olarak hazırladığı bir raporu İçişleri
Bakanlığına sunar:
Olay Öncesi İstihbarat
01. 07. 1993 Perşembe günü, İl
Merkezinde başlayacak olan ve aralarında Aziz NESİN’in
bulunduğu birçok yazar ve sanatçının katılacağı 4.
Geleneksel Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri’ni protesto
etmek amacıyla, 30. 06. 1993 günü ‘gizli’ olarak, ‘Ek - 1’de
sunulan bildiri dağıtılmıştır.
Konunun hassasiyetinden dolayı,
etkinlik programı ve Aziz Nesin aleyhindeki bildiri Emniyet
Müdürlüğü’ne faksla iletilmiştir.
II. Olayın Başlangıcı ve Seyri
2 Temmuz 1993 Cuma
- Paşa Camii önünde görevli emniyet
ekibi (3860 kodlu) tarafından, Paşa Camii ve Meydan
Camii’nden, Cuma namazından çıkan 500-1000 kadar kişiden
oluşan grubun dört koldan Hükümet Konağı’na doğru
ilerledikleri bildirilmiştir. (13.30)
- Hükümet Meydanı gerisinde
oluşturulan polis barikatını aşan yaklaşık 2 bin kişi,
maydanda, “Vali istifa”,”zafer İslam’ın”,”Şeytan Aziz”,”
İslamiyet’i ezdirmeyeceğiz” vb. sloganlar atmışlardır.
(13.40)
- Sayıları yaklaşık 3 bini bulan
grup, Osmanpaşa Caddesi ve Buruciye Medresesi civarında
benzer sloganları yinelemiştir. (13.55)
- 3 bin 500 dolaylarında gösterici,
Kültür Merkezi önüne gelmiş ve içerdeki karşıt grupla slogan
mücadelesi başlamış, çatışma polis tarafından önlenmiştir.
(14.10)
- Kültür Merkezi’nden ayrılan
grubun sayısı, 4-5 bini bulmuştur. (14.40)
- Grup, Buriciye Medresesi’ne
gelmiştir. (14.45)
- Buriciye Medresesi önünden
Hükümet Meydanı’na geçen 6 bin dolayındaki gösterici, aynı
sloganları tekrarlamışlardır. (14.50)
- Grup, Hükümet Meydanı’ndan
Atatürk Caddesi’ne yönelmiştir. (15.00)
- Atatürk Caddesi’nden yeniden
Hükümet Meydanı’na gelinirken, sayı yaklaşık 8-9 bini
bulmuştur. (15.10)
- Hükümet Meydanı’ndan İstasyon
Caddesi yoluyla Kültür Merkezi’ne gelen göstericiler, bir
gün önce dikilen anıtı kısmen tahrip etmiş; Kültür Merkezi
içindeki karşıt grupla taşlı sopalı çatışma, polisçe, fazla
büyümeden, zor kullanılarak önlenmiştir. (15.30)
- Valilik tarafından
görevlendirilen Belediye Başkanı, Kültür Merkezi önündeki
topluluğu sakinleştirmek için bir konuşma yapmıştır. (15.48)
- Kültür Merkezi’nden İstasyon
Caddesi yoluyla yeniden Hükümet Meydanı’na ve Madımak Oteli
civarına gelen yaklaşık 10 bin kişilik gösterici grubu,
slogan atmaya devam etmiştir. (15.55)
- Madımak Oteli önünde toplanan
yaklaşık 15 bin göstericiye, Valilik’ten gelen istek
üzerine, Belediye Başkanı ve Büyük Birlik Partisi İlçe
Başkanı birer konuşma yapmışlardır. (18.00)
- Belediye İtfaiye araçları,
Hükümet Meydanı’na gelmiştir. (18.30)
- Kültür Merkezi önündeki heykel,
belediye garajına konulmak amacıyla Meydan’dan geçirilirken,
topluluk tarafından Madımak Oteli önüne getirilmiştir.
(19.14)
- Madımak Oteli önündeki araçlar ve
heykel ateşe verilmiştir. (19.50)
- Otele yaklaşmak isteyen itfaiye
araçlarına, göstericiler yere yatarak engel olmuşlardır.
(20.00)
- İtfaiye, otele güçlükle
yaklaşabilmiştir. (20.05)
- Yangın Otele de sıçramıştır.
(20.10)
- Afyon Sokak’tan (arka taraftan)
gelen itfaiye, yangını söndürmeye başlamıştır. (20.20)
- Hükümet Meydanı’na gelen
göstericiler, Hükümet Konağı’nı taşlamaya ve slogan atmaya
başlamışlardır. (20.40)
- Güvenlik kuvvetleri havaya ateş
etmiş ve göstericiler dağılmaya başlamıştır. (20.50)
- Kalabalık, küçük gruplar halinde
şehrin çeşitli kesimlerine yayılmıştır. (21.00)
- Atatürk - Kongre ve Etnografya
Müzesi önünde bulunan Atatürk Büstü tahrip edilmiştir.
(21.40)
- Sayın İçişleri Bakanı Valiliğe
gelerek, olaylarla ilgili bilgi almıştır. (22.00)
- Valilikçe ilan edilen ”sokağa
çıkma yasağı” ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir
hâkimiyet sağlamışlardır. (23.00)
III. Olayın Nedeni
Olayların asıl nedeni, dinsiz
olduğunu birçok kez açıklayan yazar Aziz Nesin’i bahane eden
irtica yanlısı ve devlet düşmanı odakların, fırsattan
yararlanıp, halkı, işsiz, güçsüz kişileri galeyana getirmesi
ve istismar etmesidir.
Olaylar, idarenin elinde olmayan,
kanunsuz göstericiler karşısında eldeki güvenlik güçlerinin
kesin üstünlüğünü imkansız kılan bir gelişim seyretmiştir.
Gelişmeler, dakika dakika hükümet yetkililerine ve üst düzey
yöneticilere iletilmiştir.
Çeşitli camilerden çıkan ve normal
bir kalabalık içinde küçük gruplar halinde değişik yönlerden
gelen göstericiler, bir anda Hükümet Konağı önünde kanunsuz
gösterilerine başladılar. 13.30 dolaylarında başlayan bu ilk
olay üzerine, derhal Emniyet ve Jandarma üsleri ile yaptığım
haberleşmede, başlayan olaya karşı alınacak önlemler
değerlendirilmeye ve uygulamaya sokulmuştur. Olayın, ilk
dakikalarında yarattığı izlenim, toplanan kişilerin hemen
dağılıp gidecekleri şeklinde olmuştur.
Topluluğun Hükümet Konağı önünden
ayrılmayıp slogan atmayı sürdürdükleri ve yere oturmaya
başladıkları görüldüğünde, işin ciddiyeti anlaşılmış ve saat
13.45’te, yani olayın başlamasından 15 dakika sonra, Tugay
Komutanı’ndan askeri güç talebinde bulunulmuştur. 13.45’te
başlayan ve aralıklarla süren takviye kuvvet isteme talebine
gecikerek karşılık verilmiştir. Hazırlandığı bildirilen kırk
kişilik ilk kuvvet, Hükümet Konağı önüne ancak saat 16.00
dolaylarında ulaşmıştır.
Saat 19.10’da Genelkurmay Başkanı
ile yaptığım telefon görüşmesine kadar, Tugay güçlerinin
olay mahalline sevki mümkün olamamıştır. Sayın Genelkurmay
Başkanı bu telefon görüşmesinde, Tugay’ın tüm gücünün
olaylara müdahale etmek üzere kullanılacağını bildirmiştir.
Saat 19.45’te, göstericiler kundaklanmış Madımak Oteli’ne
girmek üzereyken, Tugay’ın son gelen ek gücü, koşar adımla
kalabalığa müdahale etmeye çalışmış, ama kalabalığı
yaramamıştır. Tugay takviyesinin en son anda, saldırganlar
otele girmek üzereyken ulaşmakta olduğu, deşifre edilecek
Emniyet telsiz konuşmalarından, Emniyet Müdürü ile yaptığım
haberleşmelerden de anlaşılmaktadır.
Bu kritik anda yanımda bulunan İl
Jandarma Komutanı’nın emri ile Jandarma timinin havaya ateş
açması, olayların daha vahim noktalara gitmesini önlemede
etkin olmuştur.
IV. Son Değerlendirme
1. Kanunsuz bir toplum
olayına dönüşeceği yönünde kesin bir belirti bulunmamasına
rağmen her türlü güvenlik önleminin alındığı etkinliklerde
fanatik bir grubun çıkarttığı olayın, daha önceki yıllarda
yaşanan ve tüm şehri kaplayan mezhepler arası çatışmaya
dönüşmemesi, güvenlik güçlerinin halk üzerine ateş edip
olayları daha da alevlendirmesi yanlışlığına düşülmemesi
yönünde her türlü duyarlılık gösterilmiştir.
Keza aynı yaklaşım, Sayın
Başbakan’ımız ve İçişleri Bakanı’mızla yaptığım telefon
görüşmelerinde, ‘Gösteriler içindeki halkın, güvenlik
güçlerinin ve saldırıya hedef olan misafirlerin hepsinin
korunması zorunluluğu olmadıkça kuvvete başvurulmaması’
şeklinde tekrar edilmiş ve bu yönde talimatlar alınmıştır.
2. İlk anda kuvvete
başvurup, grubun tüm şehre yayılması; olayların tüm şehri
kaplaması ve sayıca yetersiz güvenlik güçlerinin şehre
yayılan olaylar karşısında iyice güçsüz bir duruma düşmesi
ve olayların daha büyük facialara dönüşmesi sonuçlarını
yaratabilirdi.
3. Çevre illerden gelen
takviye güçler, 25-30 sayıları mertebesinde kalmış, Tugay’ın
tüm gücünün bir anda seferber edilmemesi de, mevcut güvenlik
kadrosuna yeterli desteğin zamanında katılamaması sonucunu
doğurmuştur.
V. Sonuç
Sonuç olarak, yaşanan üzücü olayın
öncesinde, olay sırasında ve sonrasında, eldeki tüm
olanaklar ve güvenlik gücü kullanılmaya çalışılarak,
ilimizde bulunan askeri birlik, 5. Piyade Er Eğitim Tugay
Komutanlığı’ndan, İçişleri Bakanlığı Sayın Müsteşarı’nın
bilgisi altında Kayseri ve Tokat illerinden; ilimiz Hafik,
Yıldızeli, Kangal, Şarkışla ve Zara Kaymakamlarından takviye
kuvvet zamanında istenilmiş, Sayın Başbakan’a, Sayın
İçişleri Bakanı’na, Sayın İçişleri Bakanlığı Müsteşarı’na,
uçak ve helikopterle takviye gönderilmesi talebi arz
edilmiştir. Yaşanan bu üzücü olayda, Valiliğimiz yasal ve
idari her türlü çareye başvurmuş, gerekli makamlarla
haberleşme ve koordinasyon içinde bulunmuştur. Dünyanın her
yerinde, ülkemizin birçok yerleşim merkezinde de yapılması
gereken en temel iş, olayları sınırlamak ve büyümesini
engellemektir. Bu çerçevede Valiliğimiz görevlerini eksiksiz
olarak yerine getirmiştir.
|