|
Olay
Öncesi İstihbarat

01. 07. 1993 Perşembe günü, İl
Merkezinde başlayacak olan ve aralarında Aziz NESİN’in
bulunduğu birçok yazar ve sanatçının katılacağı 4.
Geleneksel Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri’ni protesto
etmek amacıyla, 30. 06. 1993 günü ‘gizli’ olarak, ‘Ek - 1’de
sunulan bildiri dağıtılmıştır.
Konunun hassasiyetinden dolayı,
etkinlik programı ve Aziz Nesin aleyhindeki bildiri Emniyet
Müdürlüğü’ne faksla iletilmiştir.
PSAKD’nin Sivas’taki etkinliklerine
yönelik saldırı, anlık bir tepkinin ürünü değildir. Bu
saldırının planlı bir hazırlık süreci sonrası başlatıldığı
olaylardan sonra ortaya çıkmıştır. Irkçı-şeriatçı örgütler,
Malatya, Kahramanmaraş, Elazığ, Çorum, Tokat, Kayseri gibi
çevre illerdeki deneyimli militanlarını Sivas’a taşımışlar
ve militanlar, Belediye’nin ve dini vakıfların yurtlarında
konuk edilmişlerdir. Bu hazırlıklara ek olarak Sivas
halkının dini duygularını tahrik amacıyla bildiri dağıtılmış
ve camilerde dar kadrolu toplantılar yapılmıştır.
Saldırı ve katliamdan iki gün önce
dağıtılan bildirilerden biri şöyle:
“MÜSLÜMAN KAMUOYUNA
“Bismillâhirrahmânirrahim
“Peygamber, mü’minlere kendi canlarından ileridir. Onun
hanımları da mü’minlerin analarıdır.” (Ahzâb:6)
“Mü’minlere öz canlarından daha
ileri olan Allah Resûlü (S.A.V.)’ne ve O’nun temiz
zevcelerine, Allah’ın beytine (Kâbe’ye) ve kitab’ı Kur’an’a
alçakça küfredilmekte ve mü’minlerin izzet ve namuslarına
saldırılmaktadır.
“Dünyanın bazı bölgelerinde
şeytan ve onun yandaşları olan emperyalist kâfirler,
dinimize ve mukaddes değerlerimize dil uzatmaktadırlar.
Bunun başını ise satılmış, mürted Salman Rüşdi köpeği
çekmektedir.
“Bu şeytanî oyunlara karşı,
izzetli ve duyarlı Müslümanlar yiğitçe mücadele ortaya
koyarak, bu uğurda canlarını feda etmekten çekinmemişlerdir.
“Bu iğrenç oyunların bir
uzantısı olarak ülkemizde de; AYDINLIK gazetesi denilen bir
paçavrada, mel’un Rüşdi’nin figüranlığına soyunan, dünya
emperyalizminin gönüllü uşağı Aziz Nesin, aynı şekilde,
Kur’an’ın korunmuşluğuna dil uzatmış, Hazret-i Peygamber
(S.A.V.)’in aile hayatını (hâşâ) bir genelev ortamına
benzetmiş ve ümmetin anaları olan hanımlarına (hâşâ) fahişe
deme cür’etinde bulunmuştur. Bu olay, dünyanın değişik
yerlerinde kâfir devletler tarafından dahi kabul görmezken,
basımına müsaade edilmezken, ne yazık ki laik ve ikiyüzlü
T.C. Devleti tarafından yayımlanmasına izin verilmiş, ayrıca
bunu kabullenmeyip protesto eden izzetli Müslümanlar,
devletin polis ve jandarması tarafından coplanmış,
kurşunlanmış, bir kısmı da hapishanelere atılmıştır.
“Salman Rüşdi köpeği
Müslümanlar’ın çok az olduğu kâfir bir ülkede korkudan
sokağa çıkmaya bile cesaret edemezken, onun yerli uşağı Aziz
Nesin köpeği, yanında kendisiyle beraber bir ekiple
birlikte, şehrimiz Valisi tarafından davet edilip, şehirde
adeta Müslümanlar’la alay edercesine gezebilmektedir
“Kâfirler şunu iyi bilmeli ki:
“İslâmın Peygamberi’ni ve
kitab’ın izzetini korumak için, bu uğurda verilecek
canlarımız vardır.
“Gün, Müslümanlığımızın gereğini
yerine getirme günüdür.
“Gün, Allah (C.C.)’ın vahyi
Kur’an-ı Kerim’e, Allah’ın meleklerine, Allah’ın Resûlü Hz.
Muhammed (S.A.V.)’e, O’nun ailesine ve ashabına yöneltilen
çirkin küfürlerin hesabının sorulması günüdür.
“İman edenler, Allah yolunda
savaşırlar. Kâfirler de tağut yolunda savaşırlar. O halde
şeytanın dostlarıyla savaşın. Çünkü şeytanın hilesi
zayıftır.’ ( Nisa:76)
“Galip gelecek olanlar, şüphesiz
ki Allah taraftarı olanlardır.
”MÜSLÜMANLAR” 4
Saldırı ve katliam gecesi 1 Temmuz
akşamı da başka bir bildiri evlere dağıtılır:
“ Halkımıza Çağrı;
“Müslüman halkın yaşadığı bu
ülkede, İslam için binlerce şehit verilmiş bu topraklarda,
bir kesim tarafından, ‘basın özgürlüğü, düşünce hürriyeti’
adı altında, Müslümanlar’ın kutsal değerlerine sözlü veya
yazılı olarak kimse saldıramaz.
“Biz Müslümanlar, canımız
pahasına da olsa, bu değerlerimizi korumakta kararlıyız.
“Müslüman halkımızdan bu
konularda duyarlı olup, İslam’ın değer yargılarını alaya
alanlara izin vermemelerini, ne pahasına olursa olsun bunu
engellemeyi dini bir görev olarak bilmelerini, bu alçaklar
karşısında susulduğunda, yarın mahşerde Allah’a nasıl hesap
vereceğimizi düşünmelerini istiyoruz.
“ ‘Müminlerin, Peygamberi kendi
nefislerinden çok sevmeyi gerekir. O’nun eşleri, onların
anneleridir...’ ( Ahzâb Suresi, Ayet: 6)
“ ‘Ve kâfirlerin hesapları
varsa, Allah’ın da bir hesabı vardır. Allah hesabı çabuk
görendir.’ ( Enfal Suresi, Ayet : 30)
“ ‘Kâfirler istemese de, Allah
nurunu tamamlayacaktır.’ ( Saff Suresi , Ayet:8)
“Not: Bu yazıyı okuyan, Allah
rızası için çoğaltarak dağıtsın.
”MÜSLÜMANLAR” 5
Tahrik
mi, Tertip mi?
Devletin Cumhurbaşkanı, Başbakan ve
Bakan düzeyindeki yetkililerinin olaya yaklaşımları,
yakılanların bunu sanki hak ettiği yolundadır. Saldırganlara
yönelik herhangi bir tutum alınmasına karşı çıkmakta, olayın
tahrike bağlı bir duyarlık olduğunu iddia etmektedirler.
Böyle bir tutum, etkilerini
göstermekte gecikmedi. Nitekim Emniyet Müdürü ile Vali hemen
görevden alınır. Katliam soruşturması, Aziz NESİN’in
tahrikleri ekseninde yürütülür.
Emniyet tahkikatı bu yöndedir ve
Savcılık da böyle bir yol tutturmuştur. Cumhuriyet Savcılığı
soruşturmasında, katliamı planlayan ve başlatan örgütler
üzerinde durulmamış; saldırı Aziz NESİN’ın tahriklerine
bağlanmış ve iddianame, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri
Yasasına muhalefet temelinde hazırlanmıştır. (Sivas
Savcısının hazırladığı iddianame: Hazırlık 1993/2460, Sivas
Asliye Ceza Mahkemesi)
Ankara DGM Savcılarının 1 Nolu
DGM’ye sunduğu iddianamede de, “Sivas’ta Pir Sultan
Şenlikleri ve bu şenliklere katılan, bir konuşma da yapan,
Aziz NESİN gibi dini inkâr etmekten öte, İslâm dinini
küçültücü, aşağılayıcı bir kitabı da neşrettiren, Türk
halkına aptal demekten çekinmeyen kişilerin davet edilmesi”
gibi ifadelere yer verilmiştir. 8 DGM Savcıları da, katliamı
planlayanları ve başlatan örgütleri ortaya çıkarmaktan yana
olmamış ve olayları Aziz NESİN’in tahrikine bağlamışlardır.
Ankara 1 Nolu DGM de gerekçeli
kararında (E: 1993/106, K: 1994/190), saldırıyı ve katliamı
Aziz NESİN’in tahrikine bağlayarak olaylarda bir örgüt
aramanın gereksiz olduğuna karar vermiş, sanıkların
cezasında da dörtte bir oranında indirim uygulamıştır.
Oysa saldırının ve katliamın
örgütlü olarak planlandığına dair tanık ifadeleri ve
belgeler bulunmaktadır. Üstelik bunların tümü mahkemeye
sunulmuştur. Olaylardan iki gün önce kentte, “Müslüman
Kamuoyuna” başlıklı bir bildirinin dağıtıldığını
belirtmiştik. Şenliklerin birinci gününün akşamı,
“Halkımıza Çağrı” başlığı taşıyan ikinci bir bildirinin
dağıtıldığı da vurgulanmıştı. Malatya Valisi, saldırıdan bir
gün önce bir otobüs dolusu Aczmendi militanının
Malatya’dan Sivas’a geldiğini, basına söylemiştir. Yine daha
önce aktardığımız gibi, şenliklerin birinci ve ikinci
günleri, Sivas’taki yerel sağ basın organları (Hürdoğan,
Bizim Sivas, Hakikat, Anadolu, Yeni Ülke vb.) dağıtılan
bildirilerin içeriğine uygun ve tahrik edici yazılar
yayımlamışlardır.
Bu yazılı kaynaklara ek olarak,
TBMM’nin olayla ilgili kurduğu Araştırma Komisyonuna ifade
veren çeşitli görevlilerin anlatımları da ilginç bilgilerle
yüklüdür.
O günlerde Sivas Emniyet Müdürü
olan Doğukan ÖNER: “... Bu Perşembe günü de, Aziz
NESİN Buriciye Medresesine gitmiş, Buriciye Medresesinde
öğleye kadar kitap imzalamış, o akşama kadar belirli
yerlerde gezmiş. O akşam çıkıp Madımak Oteli’ne gitmiş. Gece
saat 21.00’de bir tek siyasi şubemizin korumasıyla birlikte
yanında 8 kişi ile Madımak Oteli’nden çıkmışlar, Atatürk
Caddesinden inmiş aşağıya; orada Sarayhan Restorantı var;
Sarayhan Restorantına yaya gitmişler. Orada içki içtikten
sonra da yine yaya olarak aynı ekiple o şekilde gitmişler.
Yani ben şunu arz etmek istiyorum, yani olay bir tek Aziz
NESİN’e yönelik olan bir hadise değildir.
“... Bu işte kesin provokasyon
vardır. Bu işte kesin dışarıdan gelme birtakım güçler
vardır. İlk defa camiye gittiğim zaman o caminin ön
tarafında belirli birtakım gruplar vardı... Ben o grupları
Madımak önünde görmedim...”
Mehmet YILDIZ (Sivas Emniyet
Asayiş Müdürü): “Heykel getirildi, topluluğun önüne
atıldı. Atılınca gerçekten insanlar artık çok çılgınca
hareket ediyorlardı. Dişleriyle dahi ısıranları gördük,
kafasını vuranları gördük... Paşa Camisinden anons edilince,
diyelim ki 200 kişi pankart astı. Amerikan Bayrağını
yaktılar...”
Millet Partisi İl Başkanı:
“Paşa Camisinde namaz bitmişti, bir kısım imamı
beklemeden namaz biter bitmez dışarıda bir gürültü patırdı
oldu... Amerikan Bayrağının yakılışını bizzat gördüm.
Pankartı da cami duvarında asılı olarak gördük.”
Dr. Hüseyin POLAT (Tabibler
Odası Başkanı):“Öncelikle bu saldırı devlete karşı
yapıldı. Laik Cumhuriyete ve Atatürk’e karşı yapıldı.
Belediye Başkanı ‘Gazanız mübarek olsun’ diyerek manevi
destek verdi.”
Mehmet TALAY (Kültür
Bakanlığı Sivas İl Müdürü): “Aziz NESİN Sivas’a ilk kez
gelmedi. Aziz NESİN bundan yedi, sekiz ay veya bir sene
kadar önce kitap imza gününe gelmişti. Sonra Aziz NESİN’in
konuştuğu gün Perşembe günü, olaylar 24 saat sonra çıkıyor.
Tepki olarak olsaydı aynı gün tepki olurdu...”
Şakir ŞEKER (ANAP İl Başkanı):
”Caminin içinden insanlar çıkmaya başladığı anda, 20
veya 25 kişilik namazla hiç alakası olmayan ve namaz
kılmayan bir grup, bahçede namaz kılan yere gelir ve bunlar
bir pankart açarlar, arkasından da bir Amerikan Bayrağı
ateşe verilir...” 10
Yine kamu tanıklarından Emniyet
görevlileri İzzet KARADAĞ, Erol ÇÖL, Refik SUNGUR, Nazım
GÜNAYDIN, Orhan Veli KARADAYI, Mehmet ÖZBEK, Ömer Faruk ÜNAL
hazırlık ifadelerinde ve Mahkemedeki ifadelerinde saldırının
ve katliamın organizeli olduğunu belirtmişlerdir. 11
Belgelerden ve tanıkların
anlatımlarından anlaşıldığı gibi, Sivas katliamı tahrik
sonucu değil, örgütlü ve planlı hazırlıkların sonunda
gerçekleşmiştir.
|