|
Ana Sayfa
Sivas Katliamı
Katliamın
Tarihi...
Neden Yapıldı?
Katliamın
Planı...
Saldırı
Başlıyor!!
Katliam
Nasıl Oldu?
Devlet Ne
Dedi?
Valiliğin
Raporu
Sonrasında
Yargı?
Şehitler
Yaralananlar
Otelden Kurtulanlar
Polis Yaralıları
Resimler
Katliamın Belgeseli
Ağıtlar,Türküler
Yazılan Şiirler
Madımak Öteli
Kaynakça
|
2 Temmuz Sivas Katliamı

2 Temmuz Sivas
Katliamı, 1946'da ırkçı ve şeriatçılara verilen ödünün,
siyasi iktidarların, perde arası güçlerin, Diyanet'in,
camilerin, kuran kurslarının, imam hatip okullarının ektiği
ve koruyarak yetiştirdikleri tohumdur. Böyle tohumun ürünü,
elbette ki kan ve gözyaşıdır. Bağımlılıktır ve yoksulluktur.
Sivas katliamı, onlarca yıldan beri süren (Malatya, K.
Maraş, Çorum, Sivas vb.) faşist ve şeriatçı saldırıların ve
katliamların bir halkasıdır. Emek, demokrasi, laiklik,
özgürlük ve barış karşıtı güçlerin ortak planıdır.
PSAKD, 1-4 Temmuz 1993'de Anadolu'nun halk ozanı Pir Sultan
Abdal şenliklerinin 4.sünü düzenlemiştir. Şenlik, Sivas ve
Banaz Köyü'nde yapılacaktır. Gerekli yasal işlemler
yapılmış, izin alınmıştır. Yüzün üstünde yazar, ozan,
sanatçı, semah ve tiyatro ekibi şenliklerde görevli olarak
Sivas'a giderler. Silahları kalem, kitap ve sazdır.
Anadolu'nun halk kültürüyle, şiir ve türküleriyle Sivas'a
demokrasiyi, barışı, dostluğu kaynaştırarak halkla
kucaklaşacaklardı.
Ne var ki, böyle çağdaş içerikli bir etkinlik ve halkla
kucaklaşma, emperyalizmin ve uşaklarının çıkarına ters
düşüyordu. Onlar, silah ve kanla koşullandırılmış
robotlardı. Saldırı hazırlıklarına girişmişlerdi.
Mahallelerde, camilerde saldırının propagandasını ve
hazırlıklarını yürütüyorlardı. (Devletin hassas
birimlerinin, bu saldırı hazırlıklarından habersiz olmaları
olanaklı görünmüyor. Neyse...)
2 Temmuz'da camiler tıklık tıklım dolu. Saldırıda
kullanılacak araç ve gerekçeler de gözler önünde. Saldırı
işareti verilmiştir. Cani grup, etkinlik yapılan Kültür
Sarayı'nın etrafını sararlar. İçeride bulunan 1500
izleyiciyi katletmeye çalışıyorlardı. İçeridekilerin
direnişiyle karlaşırlar. Amaçlarına ulaşamamışlardır. Bu kez
saldırının yönünü yazarların ve sanatçıların bulunduğu
Madımak Oteli'ne çevirirler. Otel sarılır, benzinle ateşe
verilir. Otelde bulunanlar, Sivas'taki devlet yetkililerini
ararlar, saldırının korkunçluğunu anlatırlar. Bununla da
yetinilmez. Ankara'da Başbakan, Başbakan Yardımcısı,
İçişleri Bakanı ve diğer yetkilere bilgi verilir;
kurtarılmalarını isterler. Yetkililer güvence verirler.
İçeride sekiz saat kurtulmayı beklerler. Gelen-giden yok.
Müdahale eden yok. Alevler Oteli sarmıştır. Sağır kulaklar,
nasırlı vicdanlar, çığlık seslerine kapalıdır. 35 insan
yanarak yaşamını yitirirken; 60 kadarı da kendi
olanaklarıyla yaralı olarak kurtulmayı başarırlar.
Katliam sırasında ve sonrasında Cumhurbaşkanı Süleyman
Demirel'in, Başbakan Tansu Çiller'in, İçişleri Bakanı Mehmet
Gazioğlu'nun açıklamaları; hükümet ortağı SHP'nin utangaç
suskunluğu... Anlaşılıyor ki, devlet ve siyasi iktidar,
Sivas Katliamından haberlidir ve ihmali görülmektedir.
Katliamı gerçekleştiren faşist ve şeriatçı örgütlerin ve
güçlerin ortaya çıkarılmaması, kuşkuları daha da
arttırmaktadır.
2 Temmuz Sivas Katliamı, Alevi-Sünni, sağ-sol çatışması
değildir. Sivas Katliamı sınıfsal içerikli, demokrasiye,
laikliğe, özgürlüklere ve barıya yönelik planlı amaçlı bir
katliamdır. Malatya, K. Maraş, çorum, Sivas ve Gazi
katliamları iyice irdelenmelidir, ders çıkarılmalıdır. Suçlu
örgütler, bu örgütleri kullanan güçler teşhir edilmelidir...
Sonrasında Yangın Yeri

Sivas Şehitleri
 |